Güvenlik Sistemleri 

Birçok insan için güvenlik oldukça önemli bir detaydır. Evde, iş yerinde ya da herhangi bir yerde güvenliğini sağlamak için her insan küçük de olsa mutlaka bir önlem alır. Özellikle ünlü insanlar normal insanlara göre güvenliğine çok daha fazla dikkat eder. Bunun için degüvenlik sistemleri güvenliği sağlamak için birçok şekilde yapılandırılabilir. Kimi insan kendisinin, evinin, şirketinin ya da ailesinin güvenliğini sağlamak için insan gücünü kullanarak korumalar tutarken bazı insanlar da kameralı güvenlik sistemlerini tercih eder. Birçok kişi kameralı güvenlik sistemlerinin koruma tutmaya oranla daha uygun fiyatlı bir uygulama olduğunun farkındadır ve insan gücünün sağlayacağı güvenlik yerine dijital cihazların sağlayacağı güvenliği tercih eder. Kameralı güvenlik sistemleri güvenliğinin sağlanması istenen mekanın birçok yerine döşenen kameralardan oluşur. Döşenen bu kameralar etrafı gözetleme ve tehlikeleri tespit edebilme özelliğine sahiptir. Video ve ses kaydını kolaylıkla yapabilen bu kameralar ile kaydedilen her veri bilgisayar ortamında rahatça görüntülenebilir ve her şekilde saklanabilir.

Günümüzde küçük işletme sahipleri bile işletmelerinin güvenliğini sağlayabilmek için kameralı sistemleri kullanmaktadır. Küçük işletmeler bile bu sistemleri kullanırken evini ya da büyük şirketlerini korumak isteyen insanlar için kameralar oldukça uygun bir çözüm yoludur. Büyük şirketler çoğu zaman güvenlik görevlileri ile korunsa bile bu durum bazen yeterli olmayacaktır. İnsanlar ne kadar dikkatli olursa olsun yine de gözden kaçırılabilecek bazı noktalar olabilir fakat dijital aletler bu durumlara izin vermeyecektir. Her noktayı kolayca gözetleyebilen kameralı güvenlik sistemleri mutlaka her ayrıntıyı yakalayacaktır. Örneğin bir şirkette yaşanmış olan herhangi bir hırsızlık olayı günler sonra fark edilse bile video kaydı yaparak bu kayıtları saklayan kamera sistemlerine göz atıldığında hırsızlığın yaşandığı zaman belirlenebilir ya da hırsızlığa dahil olmuş kişi ya da kişiler bu kameralar yardımı ile kolayca tespit edilebilir. Bu kamera sistemleri elbette sadece şirketlerdeki hırsızlıklar için üretilmiş gözetleme cihazları değildir. İnsanların evlerinde de kolayca kullanabileceği kameralı güvenlik sistemleri evlerde yaşanan hırsızlık ya da başka sorunları saniye kaybetmeden takip edebilir ve bu kayıtlar da istenildiği gibi saklanabilir.

Güvenlik kamerası kayıtları çoğu zaman polislere dava çözme konusunda yardımcı olur. Yaşanan herhangi bir sorunda polisler genellikle mekanda bulunan ya da çevrede bulunan güvenlik kamerası kayıtlarını araştırıp işlenmiş olan bir suçu takip etmede kullanabilirler.Güvenlik sistemleri hem polislere hem de insanlara ortaya çıkan sorunlarda oldukça yardımcı olabilen sistemlerdir.

 

Merkezi Uydu Sistemleri

Binlerce hane için binlerce anten kurmak yerine sadece bir kaç anten kurmak yeterli olduğu için çok daha ekonomiktir. Tüketicinin bütçesini koruduğu gibi kaynak israfını önleyerek ülke ekonomisine de ciddi kazanç sağlar.

Binaların çatılarında, balkonlarında, duvarlarında binlerce çanak antenin yaratacağı görüntü kirliliğinin önüne geçer. Çağdaş görünümlü şehirler yaratılmasına katkı sağlar.

Kurulu binlerce çanak anten aynı zamanda olası kaza tehdidi demektir. Özellikle bilinçsizce seçilmiş; pasa ve korozyona dayanıksız kalitesiz çanak antenler kısa sürede hava koşullarından etkilenerek paslanır ve korozyona uğrar. Pas ve korozyon çanak antenlerin özellikle bağlantı noktalarından başlayarak yayılır. Bu noktalardaki pas ve korozyon etkisi çanak antenlerin bağlı oldukları yerlerden kopmalarına neden olabilir ve hiç istenmeyen kazalara sebebiyet verebilir. Merkezi Dağıtım Sistemleri bu riski çok büyük ölçüde azaltırlar.

Çatı, balkon ve duvarınızda bulunan onlarca çanak anten binanızın statiğine de ciddi zararlar vererek binanızı zayıflatır. Merkezi Dağıtım Sistemleri binanızı böyle etkilerden koruyarak ömrünü uzatır.

Çağdaş bir sistem olan Merkezi Dağıtım Sistemleri binanızın değerini artırır.

Merkezi Dağıtım Sistemlerini tek bir servis kurduğu için farklı servislerin binanızda işlem yapması engelenir, tek servisle muhatap olursunuz, binanıza gelen Teknik Servis sayısı azalır.

Merkezi Dağıtım Sistemleri TSE'li ve onaylı malzemelerle kurulduğu için görüntü kaybı en aza iner.

Apartman ve sitelerde ortak mülkiyet alanlarının kullanımı ile ilgili anlaşmazlıklara herkesi memnun edecek bir çözüm getirir. Gereksiz tartışmaların önüne geçerek sosyal refahınızı artırır, komşuluk ilişkilerinin zarar görmesini engeller. Site ve apartman yöneticilerini büyük bir sorundan kurtarır.

Bu günlerde bir çok belediye anten kullanımı ile ilgili bazı yönetmelikler oluşturmak için çalışmalar yürütmektedir. Merkezi Dağıtım Sistemleri sizi yarına bugünden hazırlar.

Merkezi Dağıtım Sistemine eklenecek kamera sayesinde bina girişi görüntülenebilir.

Merkezi Dağıtım Sistemi HD yayınlara tam uyumludur.

Ayrıca Merkezi Dağıtım Sistemlerine karasal yayın anteni de eklenebilmektedir.

Sistem kaynaklı teknik sorunlarda 2 yıl ücretsiz servis garantiniz olur.

Ses Sistemleri 

Bir müzik sisteminin değerlendirilmesinde sesin niteliklerine ilişkin kriterlerin kontrol edilmesinin yanı sıra, dikkatin tamamen müziğe verildiği aşağıdaki yöntemin de kullanılması şarttır. 
Bas, tiz, detay, distorsiyon gibi hifi jargonunu unutun, 
Sesi değil, müziği dinleyin, 
Enstrumanları ne kolaylıkla diğerlerinden ayırabildiğinize, takip edebildiğinize bakın,
Müzisyenlerin birbirleriyle uyumlu mu yoksa acemi gibi mi çaldıklarına bakın, 
Müziğin sizi tempo (örneğin ayağınızla) tutmaya yöneltip yöneltmediğine bakın, 
Müzik sisteminin ruh hali ve duyguları iletip iletmediğine, hangi duyguları uyandırabildiğine bakın, 
Müziğin bir müddet sonra sizi yorup yormadığına dikkat edin. 
Tüm bu kriterlere göre değerlendirme yapılırken unutulmaması gereken bir konu da hiçbir müzik sisteminin mükemmel olmadığıdır. Bir sistem bazı müzik türleri için uygun iken bir başka sistem başka müzik türleri için daha uygun olabilir. Örneğin popüler müzikler en basit müzik sistemlerinde ve televizyonlarda zevkle dinlenebilir. Buna karşılık karmaşık sanat müziklerinden azami zevki alabilmek, hatta bazen bunları anlayabilmek için daha kaliteli müzik sistemleri kullanmak gerekir.

ELEKTRONİK

Elektronikelektrik kullanarak bilgi işleyen, taşıyan veya depolayan elemanları ve sistemleri inceleyen bilim dalıdır. Özellikle serbest elektronların (valans elektron) denetimini konu alır. Atom çekirdeğinin en dış yörüngesindeki elektronun atom çekirdeğine daha zayıf bir kuvvetle bağlı olmasından dolayı valans elektronun enerji seviyesinin arttırılması sonucu atom çekirdeğinden koparılması prensibidir.

Elektronik cihazların temel yapı taşlarında silisyum, germanyum, ve galyum elementleri kullanılarak imal edilir. Bu maddeler aralarında mikro veya nano boşluklar bırakılarak elektronların bu elementler arasında kuantum sıçramaları yani elektronların orbital (yörünge) değiştirmesi sağlanarak mantıksal işlemler yaptırılır. Bilgisayarın ve elektronik cihazların temel çalışma prensibi bu ilkeye dayanır. Elektronik devre elemanları bir hastanenin ameliyathanesinden bin kat daha temiz ortamlarda imal edilir. Bunun nedeni gözle görünmeyen bir toz zerreciğinin bile mikroçip içindeki elektron etkileşimine olumsuz etkisidir.

Elektronik, kablomotorjeneratörbataryaanahtarröletransformatördirenç ve pasif elemanlar kullanarak enerji üretimi, dağıtımı, anahtarlaması, saklaması ve dönüşümü ile uğraşan elektrik ve elektromekanik bilim ve teknolojilerinden farklıdır. Bu farklılık 1906 yılı civarında Lee De Forest'in zayıf radyo ve ses sinyallerinin kuvvetlendirilmesine yarayan ve mekanik bileşeni olmayan triyod'u bulması ile başlamıştır. 1950 yılına kadar bu alanradyo teknolojisi olarak anılmıştır. Çünkü temel uygulaması radyo iletimi, alımı ve vakum tüplerinin tasarımı ve teorisiydi.

Günümüzde birçok elektronik alet elektron kontrolü için yarı iletken elemanlar kullanmaktadır. Yarı iletken konusu katı hal fiziğinin bir dalıdır. Bu başlık elektronik devre tasarımındaki pratik problemlerin çözümü ile ilgilenen elektronik mühendisliğine odaklanmaktadır.

 

ELEKTRİK

Elektrik tarihielektrik kullanımının günümüze gelirken geçirdiği dönüşümleri, yaşam ve teknolojinin gelişimine etkilerini ve bu gelişime katkıda bulunan bilim insanlarını anlatan tarihtir.

Doğa belli bir kurallar çerçevesinde işler, ve insanlar doğada yaşarken bu kuralları çözerek yaşamlarını kolaylaştırmaya, doğanın kurallarını keşfederek dünyayı kontrol etmeye çalışırlar. Öyle ki, teknoloji ve bilimzamanla insanların elinde büyük bir güç haline gelmiştir. Dünya yaşamını kolaylaştıran ve onu kontrol eden topluluklar, diğer topluluklar karşısında prestij ve saygınlık kazanmış; onlara hükmetme yöntemi olarak teknolojilerini kullanmışlardır.

Elektrik ve manyetizma (mıknatıslık), eski çağlardan beri bilinen gerçeklikler olmasına rağmen, mekanik vehidrolikteki bilimsel gelişmelerin tamamlanmaması, malzeme konusunda karşılaşılan zorluklar ve bu konuya ilginin oldukça düşük bir şekilde sadece manyetizmayla kısıtlı kalması sebebiyle elektrik kullanımını gelişimi, 16. yüzyıla kadar gecikmiştir. Gelişmeye başlayan elektrik teknolojisi dünyada köklü değişikliklere yol açmış ve insan yaşamını bütünüyle değiştirecek etkilere yol açmıştır.

Kaynak: wikipedia

  • Elektrik - Elektronik Sektörüne Bakış

    Elektrik - elektronik, bugün tek başına sektör olmaktan çıkarak, diğer tüm sektörleri de geliştiren, verimlilik artışı sağlayan bir sanayi dalı haline dönüşmüştür.

    Türkiye'de, elektrik ve elektronik sanayiinin geçmişi çok uzun olmamakla birlikte, özellikle son 20 yılda sektörde hızlı bir yol alınmıştır. Bununla birlikte sektörde dünyadaki gelişim trendine ayak uydurmanın ancak planlı bir gelişme ve hatta bir sıçrama ile mümkün olabileceği vurgulanmaktadır. Türk ekonomisinde çok önemli bir yeri olan küçük ve orta büyüklükteki işletmelere (KOBİ) daha fazla destek olunması ve Ar-Ge çalışmalarına hız verilmesinin de bu süreçte büyük önem taşıdığının altı çizilmektedir.

    SEKTÖRÜN TARİHSEL GELİŞİMİ

    Türkiye'de elektrik-elektronik sanayiinin oluşum başlangıcı, uzun ve büyük bir dış ödemeler dengesizliğinin arkasından kotalı ithalat sisteminin uygulandığı 1958 yılı olarak kabul edilmektedir. Bu tarihten önce ve daha sonra bazı kuruluşların sabit ve mobil çeşitli telsiz cihazlarını ürettikleri de görülmektedir.Elektrik-Elektronik

    Kota rejiminin tatbiki ile radyo, pikap vb dayanıklı tüketim ürünlerinin ithalatı yasaklanmış ve bunun neticesi olarak da bu cihazların sadece yerli işçilik katkısı ile montaj faaliyetleri başlamıştır. Daha sonra yine kotalarla giderek azalan şekilde muayyen parçaların ithaline müsaade edilmek suretiyle yerli katkının artırılması sağlanmıştır.

    14 Nisan 1964 tarihinde yürürlüğe giren "Montaj Sanayii Talimatı" bu alanda düzenleyici bir unsur olmuştur.

    18 Mayıs 1964 tarihli Milli Güvenlik Kurulu toplantısında ülkede elektronik sanayii kurulması için çalışmalar yapılması kararı alınmış ve Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planının 1965 yılı programına elektronik sanayii kurulması ile ilgili fizibilite raporu hazırlanması kararı eklenmiştir. Bu görev önce MKE Kurumuna, daha sonra PTT Genel Müdürlüğüne verilmiş, bu teşkilat tarafından hazırlanan rapor Temmuz 1967'de ilgililere teslim edilmiştir.

    Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planında (1963-1967) elektrik sanayii içinde bulunan elektronik sanayiine İkinci Beş Yıllık Kalkınma Planında (1968-1972) ilk defa ayrı bir sanayi sektörü olarak yer verilmiştir.

    1960'lı yıllarda İTÜ'nün İstanbul'da FM ve deneysel TV yayınları bu alanda bir pazar açılmasına yardımcı olmuş, 1968'de siyah beyaz TV üretimi başlamıştır. Altmışlı yılların ikinci yarısında haberleşme cihazları sanayiinin temelleri atılmıştır. Dolayısı ile Türk Elektrik-Elektronik Sanayiinde 1960'lı yılların, özellikle 1965-1970 arasının çok önemli bir yeri bulunmaktadır.

    Bundan sonra TRT'nin 1972'den itibaren sürekli TV yayınlarına başlaması, 1983'te renkli TV'ye geçiş bir taraftan radyo, diğer taraftan TV yayınlarının yurt sathına yayılmasını sağlamak üzere TRT ve PTT tarafından gösterilen çabalar elektronik tüketim cihazları pazarının yaratılması ve genişlemesini sağlamıştır.

    Aynı şekilde PTT yatırımları, haberleşme cihazları sanayiinin gelişiminde çok büyük etken olmuştur.

    Türkiye'de 1960'lı yılların sonundan itibaren gelişmeye başlayan sektör, son yıllarda tüm alt sektörler için vazgeçilmez bir konuma yükselmesiyle dikkat çekmektedir. Ancak, buna rağmen sektörün üretim, dışalım ve dışsatım rakamlarının son yıllarda büyük bir değişim göstermediği görülmektedir. Son yıllarda sektörün durağan bir seviyede kaldığı değerlendirmesini yapan sektör aktörleri, sektörün belli bir büyüklüğü aşamadığını ifade etmektedir.

    Sektördeki bu durumu pozitife döndürebilmek amacıyla Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından, 2012-2016 Elektrik ve Elektronik Sektörü Strateji Belgesi ve Eylem Planı yayınlanarak, sektörde umut ışığı olması beklenmektedir.

    SEKTÖREL PANORAMA

    Dünyada elektronik sanayi hızla büyüyen ve gelişen bir yapıya sahiptir. Elektronik sanayine öncelik veren bir politika izleyen ülkelerin, gelişmişlik düzeyinde kısa sürede önemli ilerlemeler kaydettiği görülmektedir. Elektronik, dünya üretim hacminde çalıştırdığı işçi sayısı ve sanayinin tüm alanları üzerindeki etkisi nedeniyle dünyanın lider sanayi sektörlerinden biridir.

    Elektrik-Elektronik
    Dünyanın önde gelen elektronik ihracatçı ülkeleri arasında; Çin, ABD, Güney Kore, Hong Kong, Japonya, Almanya ve Singapur yer alırken; en önemli ithalat yapan ülkeler yine Çin, ABD, Hong Kong, Almanya, Singapur, Japonya, İngiltere, Meksika ve Güney Kore olarak sıralanmaktadır.

     

    Türkiye'nin en yüksek istihdam yaratan, en büyük Ar-Ge merkezlerine sahip, patent şampiyonu şirketleri elektronik sektörde yer almaktadır. Teknolojik gelişmeleri yakından izleyen, Ar-Ge'ye ve tasarıma yatırım yapan Türk firmaları, pek çok ürün grubunda Avrupa'nın üretim merkezi haline gelmiş durumdadır.

    İmalat sanayi, 2014 Nisan ayında yüzde 74,4 kapasite ile çalışırken, en yüksek kapasite kullanım oranı yüzde 85 ile bilgisayar, elektronik ürünleri imalatında gerçekleşmiştir.

    130 bin kişinin istihdam edildiği sektörde 2023 hedefi istihdamı 400 bine ulaştırmaktır.

    SEKTÖREL ANALİZ

    İMMİB İhracat Değerlendirme Raporu'na göre; sektör, 2013 yılında yaklaşık 12 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirmiştir. Elektrik-elektronik ihracatının kilogram cinsinden miktarı, 1.8 milyon tondan 2.1 milyon tona çıkmıştır. Bununa birlikte, değer olarak 2012 yılına göre önemli bir artış oluşmamış, emtia fiyatlarında gözlenen düşüş doğrultusunda sektör ihracatının birim fiyatı 6,63 $/kg değerinden 5,82 $/kg değerine gerilemiştir.

    2013 yılında 12 milyar dolar olarak kaydedilen sektör ihracatı toplam 13 bin 873 firma tarafından gerçekleştirilmiştir. Sektörün ihracat dağılımı yüksek baremli firmalar tarafına doğru yığılmış durumdadır. Toplam ihracatın yüzde 80'lik kısmı 177 firma tarafından yapılmıştır.

    Elektrik Elektronik ve Hizmet İhracatçıları Birliği (TET) verilerine göre, elektrik-elektronik sektörünün ihracatı, 2014 yılının ilk çeyreğinde ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 12.2 oranında artarak 2 milyar 947 milyon dolara çıkmıştır. Sektör en çok ihracatı İngiltere, Almanya ve Irak'a gerçekleştirmiş; Fransa, Türkmenistan, İtalya, Rusya, Azerbaycan-Nahcivan, İspanya ve İsrail, ilk 10'da yer almıştır.

    Enerji ihtiyacı 30 yıl içinde iki kat artacak

    Sektörde üzerinde dikkatle durulması gereken konulardan birisini ‘enerji verimliliği' oluşturmaktadır. Günümüzde enerji ihtiyacı giderek artarken, enerji ihtiyacının önümüzdeki 25-30 yıl içinde şu an tüketilen enerjinin iki katına ulaşılacağı belirtilmektedir. Bu nedenle sektör aktörleri, karbon emisyonunun azaltılması konusunda baskıların yoğunlaştığı bir dönemde aynı enerjiyle daha fazla iş yapabilmenin büyük önem taşıdığına dikkat çekmektedirler.

    Öte yandan genel vergi yükü, bürokratik engeller, kalifiye ara eleman eksikliği, yüksek girdi maliyeti, kayıt dışı ekonomi ve merdiven altı üretim gibi hemen her sektörün kronik sorunu olan bu başlıklar, globalleşen dünyada hızla yükselen elektrik ve elektronik sektöründe de varlığını korumaktadır. Sektör temsilcileri, sektörün ilerlemesinde engel oluşturan bu konuların bir an evvel regüle edilmesi (düzenlenmesini) yönünde görüş bildirmektedir.


    Kaynak: Dünya Gazetesi

2014 Tüm Hakları Saklıdır. Barisim.net